Lancia’nın yeni çağının ilk temsilcisi: Pu+Ra HPE

Lancia, markanın elektrikli geleceğinin ilk temsilcisi olan Pu+Ra HPE konseptini tanıttı.

Lancia, markanın elektrikli geleceğinin ilk temsilcisi olan Pu+Ra HPE konseptini tanıttı.

Yeniden yapılanan markanın önümüzdeki 10 yıllık vizyonunu temsil eden konsept, Yeni Ypsilon’dan başlayarak, Lancia‘nın gelecekteki tüm modellerine ilham verecek.

Menzil, şarj süresi ve tüketim açısından dikkat çeken özelliklere sahip konsept model, aynı zamanda Cassina ile yapılan işbirliği sayesinde İtalyan mobilya tasarımı dünyasından ilham alan ilk otomobil olma özelliğini de taşıyor.

Lancia Pu+Ra HPE, 700 km’nin üzerinde menzil, 10 dakikadan biraz fazla şarj süresi ve 100 km’de 10 kWh’den az enerji tüketimi ile elektrikli otomobillerin standartlarını daha da geliştiriyor.

Lancia Pu+Ra HPE, yeni Ypsilon’da bulacağımız SALA sanal arayüzü ile donatılmış ilk otomobil. SALA sayesinde Lancia, ses, klima kontrolü ve aydınlatma işlevlerini merkezileştirerek otomobilin içindeki ortamın bir düğmeye dokunarak veya sesinizin tonuyla uyarlanmasını sağlayan Chameleon ve TAPE teknolojilerini benimseyen ilk Stellantis markası olacak.

Tasarım

Yeni konsept, markanın yeni tasarım dilinin ilkelerini tamamen somutlaştırıyor; otomobillerin hacimlerinin daire ve üçgen gibi temel ve ikonik formların kesişmesinden yaratıldığı saf ve radikal bir tasarım dilini hayata geçiriyor.

Konsept otomobilin adındaki Pu+Ra, markanın yeni, saf ve radikal tasarım dilini ifade ederken, HPE, tümü çevre dostu, heyecan verici ve gelişmiş bir otomobili vurgulayan Yüksek Performanslı Elektrik anlamına geliyor. Bu arada HPE kısaltmasının ilk kez 1970’lerde Lancia Beta için kullanıldığını hatırlatalım.

Model, en yeni nesil pigmentlerle sıvı metal kullanılarak üretilen sıcak yaldızlı mavimsi yeşil rengiyle, zamansız tasarıma sahip Lancia Flaminia Azzurro Vincennes’e saygı duruşunda bulunuyor.

Geçmiş ve gelecek arasındaki sürekli diyalog, aerodinamiği, sürdürülebilirliği ve hacimlerin akışkanlığına dayalı aerodinamik bir tasarıma sahip Aurelia ve Flaminia’yı hatırlatan, otomobilin arkasına doğru alçalan akıcı yanal çizgilerle ifade ediliyor.Yanlardaki rozetler, markanın yeni görsel kimliğinin bir ifadesi olan yeni Lancia logosuna ev sahipliği yapıyor. Markanın köklerinden ilham alan ikonik yuvarlak farlarıgörebildiğimiz arka kısımda efsanevi Lancia Stratos’a gönderme yapılıyor. Ön kısım üç ışık huzmesi ile geleceğe taşınan tarihi Lancia ızgarasını yeniden yorumluyor.Yenilikçi dairesel çatı, markanın yeni tasarım dilini yansıtırken, panoramik bir görünüm sağlıyor.

Lancia ve Cassina

Yaklaşık 100 yıllık tarih, yenilik ve araştırmanın sonucu olarak bilgi birikimini artıran Cassina, şimdi de deneyimlerini otomotiv sektörüne aktarıyor ve Lancia’nın konsept modelinde önemli rol oynuyor. Otomobilin tasarımına yeni bir bakış açısı getiren Cassina, aracı bir ev gibi özenle dekore etmiş. Sonuç olarak, Lancia Pu+Ra HPE’de oturma odasındaki döşemeli öğeler, çok işlevli bir merkezi öğe olan sehpa, malzemelerin rengine ve tutarlılığına verilen büyük önem ile halının sıcaklığı bir ev ortamını anımsatıyor.

İtalyan mobilyalarının tasarımındaki ilham, Vico Magistretti tarafından Cassina için tasarlanan Maralunga koltuklardan ilham alan yuvarlak halıda ve ön koltuklarda belirgin. İki bağımsız tekli koltuk, benzersiz oranlara ve benzersiz, cesur bir kromatik şekle sahip.

Saf geometrik formlar, yeni yuvarlak masalarda, orta konsolda ve tek bir yuvarlak cam parçasına dayanan gösterge panelinde ifade ediliyor. Büyük pencereler yolcu bölmesini doğal ışıkla doldurmaya yardımcı oluyor ve sıcak bir İtalyan evinin tipik hissi yansıtılıyor.

Son olarak panjurlar, Lancia Beta HPE’yi ve mimari dünyasını anımsatarak yolcu bölmesine doğal ışık ve gölge yansıtırken, orta kısımda SALA ve işlevleriyle etkileşime giren parlak bir teknoloji unsuru haline geliyor.

Otomobilin iç kısmında Lancia’nın 10 yıllık stratejik planında belirtilen değerlere uygun olarak sürdürülebilir malzemeler kullanılmış ve dokunulabilir yüzeylerin yüzde 70’i eko-sürdürülebilir malzemelerden yapılmış.

Elektrifikasyon stratejisi

Stellantis’in elektrifikasyon stratejisine uygun olarak Lancia, Yeni Ypsilon’u 2024’te hem hibrit hem de elektrikli versiyonlarıyla piyasaya sürecek, 2026’dan itibaren sadece yüzde 100 elektrikli otomobiller satışa sunulacak ve 2028’den itibaren Yeni Delta’nın gelişiyle eş zamanlı olarak, marka elektrikli modeller satacak.

Lancia Pu+Ra HPE, yüzde 100 elektrik manifestosunu oluşturuyor. Pazar lideri performans için menzil, şarj süresi ve verimlilik açısından markanın önümüzdeki 10 yıl vizyonunu tanımlıyor.

SALA , ses, iklim kontrolü ve aydınlatma işlevlerini bir araya getiren minimal ve akıllı bir sanal arayüz olarak konsept modelde karşımıza çıkıyor. Bu sayede sürücü ve yolcular, otomobilin iç ortamını yalnızca bir düğmeye dokunarak veya hatta seslerini kullanarak ayarlayabiliyor.

SALA, Immersive (Sürükleyici), Wellbeing (Esenlik) ve Entertainment (Eğlence) olmak üzere üç mod arasından seçim yapmasına olanak tanıyacak. Sürükleyici modda ilk kez bir otomobilde piyasaya çıkacak olan ve yolcu kabininin atmosferini dış ortama göre uyarlayabilen, sesi, havayı ve ışığı buna göre ayarlayabilen Stellantis Chameleon teknolojisi sayesinde sürüş deneyimini zenginleştirecek. Esenlik, Stellantis Yapay Zeka’nın desteği sayesinde, TAPE (Uyarlanmış Öngörü Deneyimi), sürücü ve yolcuların değişen ruh hallerini önceden tahmin ederek, araçta daha iyi bir atmosfer sunacak. Eğlence ise, bekleme sürelerinden yararlanmak için film akışı yapma, video oyunu oynama veya sosyal ağlarda gezinme imkanı sunacak.

>

Kaynak: Carmedya.com / Otomobil

Lancia Otomobil Haberler

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir